Neler yaşamışız meğer Pazartesi, Nis 4 2011 

31 Mayıs… Muhtemelen gemide yolcu salonundayım. Şehitlerimiz benden bir kaç adım uzakta. Koltukta oturuyorum tüm diğer yolcular gibi. Karşımızda, dış güvertede lazer silahlı İsrail askerleri… Dışarıda ise İsrail donanmasının zodyakları, fırkateynleri… Amerikan filmlerinde görmeye alışık olduğum savaş sahnelerinin içindeyim sanki.
Ben bunları yaşarken gemi yolcularından biri can havli ile  Türkiye’ye sesleniyor: “Uluslararası sulardayız. Türkiye, şehitlerine ve ağır yaralılarına sahip çık!

yola devam Cuma, Nis 1 2011 

Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük filosu yoluna devam ediyor. Fotoğraflarımız, kamera görüntülerimiz çalınsa da elimizdekiler mutlu ve barış dolu filo görüntülerini göstermeye yeter de artar bile.

En baştan başlıyoruz

Gemi yolcularını alıyor

Karşılama vakti Cumartesi, Ara 25 2010 

31 Mayıs’ta arkamızda bıraktıklarımızın duygularını yaşıyorum. Ne kadar acıttı.

Mavi yolculuğun başladığı yere doğru, Mavi Marmara yolundayız Cumartesi, Ara 25 2010 

Mavi Marmara yolundayız. Güzel memleketimizin güzel yollarından Çanakkale’ye doğru gidiyoruz. Otobüsümüz sessiz ve  sakin. Herkes içindeki duygularla başbaşa. Aylar önce dondurduğum duyguları çok derinlerden çekip çıkarıyor gibiyim.

Ailemden eşim dostumdan çok kez ayrılmış çok kez uzun süreler ayrı kalmıştım. Ama gurbetin bir insana hissettirdiği koparılmışlığı hiç hissetmemişim Mavi Marmaradan çıkarılana kadar. Kollarımdan tutulup ondan uzaklaştırılırken dayanabilme gücümü arttırmak için dönüp dönüp ona bakıyordum. Herşeyimi içinde bıraktmıştım çünkü. İsrail’e bende olan iyi şeyleri götürmemek onların da zarar görmesini engellemek için herşeyimi bırakmıştım. Merhametimi bırakmıştım, onlara onlar gibi durabilmek için.

O bıraktıklarımla buluşma vakti.

Az önce verdiğimiz bir molada bir şehit eşi bindi otobüsümüze, tanıdıklarıyla görüştü selamlaştı. “Çocukları da getirmişssin” dedi biri.  “Evet onlar için bir başlangıç olsun” dedi.

Şehitlerimizin bıraktığı yerden bir başlangıç olsun hepimize

Mavi Marmara yolundayız. Onun nezdinde mazlumlar için çıktığımız mücadele yolumuzda. Allah hepimizin yolunu açık etsin.

Emrin

Aynı ilk günkü gibi Cumartesi, Ara 25 2010 

Aylar önce yine buradan aynı  şekilde uğurlanmıştık. Antalya’ya varışımız oradan uğurlanışımız da unutulmazdı. Mavi Marmara bugün yine yolcuları ile buluşacak.

Yolcular biraz önce yola çıktı. İstikamet Çanakkale…

Mavi Marmaramız yolcularını bekliyor, bu sefer biz buradayız. Bloğumuzun diğer yazarları gemide olacak. Dört gözle onlardan gelecek haberleri bekliyoruz.

Hikayelerimiz dökülüyor Perşembe, Eki 14 2010 

Her birimiz kalemlerimizi elimize aldık, Mavi Marmara’yı yazıyoruz, kardeş gemileri, neden yola çıktığımızdan nasıl geri geldiğimize kadar.

Mavi Marmara Perşembe, Tem 8 2010 

Ben de olmalıydım Gazze’ye uzayan güvertelerinde..

Gözbebeklerinde uyanmalıydım yeni bir güne bir mahzun bakışın

Dünyaya nereden bakıyorsa Hüda Ghaliye

Tel örgülerin ardındaki umarsız sessizliğe, orada çığlık olmalıydım

Ve şimdi sen Akdeniz’de bir kuğu gibi asil ve heybetli

Bekliyorsun heyecanla Gazze kıyılarında büyümeyi

Büyümek nedir bilir misin bir yetimin yüreğinde?

Ve süzülmek Yunus gibi dua taşıyan gövdenle..

Sinende dirilttiğin yüzlerce yürekle yürüyerek

Yüreksizlerin korkulu bakışları arasında

Pervasızca büyüyorsun fütursuz

Korkuyu salarak korkağın karmaşık dimağına ruhsuz

Özgürlük marşları yükseliyor Akdeniz’de boydan boya

İşte gemiye geç biniyorum bir yanım hep bekleyişte

Ne kıyıda kalabiliyorum ne de gemiye yükselişte

Mekândan azade  inşirah için serzenişte..

Bir martı yapıştı gün batımında beyaz köpüklü eteklerine

Öncesinde suya ne hasret ve ne de zarafet yüklerdim bu kadar

Ne süslü kelimeleri ne de taşları bezerdim dehlizlerine

Ürkerdim haşin dalgalardan isimsiz gemilerin güvertelerinde..

Şimdi sana ayak basmayanlar vicdan hapsinde dolaşır durur

Gündüz ve gecelerde aynı rotada yol alır durur

Akdenizde su uyur da düşman uyumaz

Zalimin yüreği tetikte çekiyor Mavi Evi Aşdod’a ıslah olmaz

Ezgi ezgi büyüyor hapishanelerde yürekler

Cisme kilit vursalar da ruh yükseliyor duaya geliyor melekler

Ardında binlerce duacı gözü yaşlı rahmet diler

Furkan duadaydı ve şimdi Furkan için dünya duada

Ve Analar duada: ‘keşke doğsa binlerce sana benzer evlatlar!’

 Ayşe OLGUN

Çizgi anlar… / Voice of drawing… Salı, Tem 6 2010 

What is left from the flotilla Salı, Tem 6 2010 

The luggage sent to Istanbul after the attack… One of them… A Turkish delight from Safranbolu, possible prepared for Gaza…

Gemiden hallaç pamuğu gibi gelen eşyalar… Ve bir bavul…  İçinde Gazze için paketlenmiş Safranbolu lokumları…

This gift package was supposed to reach Gaza for 9 years old Mazen…

Gazze’ye gidecek ve 9 yaşındaki Mazen’i bulacaktı bu hediye kutusu…

The Holy Quran and the books

Kur’an-ı Kerim ve kitaplar

What is left from confiscated electronics…

Alıkonulan elektronik eşyalardan geriye ne kaldıysa…

Israel confiscated all the labtops but did not ignore to send back the empty labtop bags!

Tüm yolcuların labtoplarına el koyan İsrail, ne hikmetse labtop çantalarını geri göndermeyi ihmal etmez !

A sample of personal belongings

Şahsi eşyalar

A sample of personal belongings

Şahsi eşyalar

General view of confiscated luggage

Saldırıda yağmalanan eşyaların genel görüntüsü

Iara Lee, İstanbul’da Salı, Tem 6 2010 


Iara’yı gemiden hatırlıyorum. Saldırı anında ve sonrasında dahi yüz ifadesi değişmemişti. Çok soğukkanlıydı. Aslına Mavi Marmara yolcusu bile değildi. Challenger II arızalanınca Mavi Marmara’ya transfer olan yolcular arasındaydı.

Iara’nın gemiden çıkardığı görüntülerle neler olup bittiğini gördü dünya. Iara, İstanbul’da. Sabah kendisi ile röportaj yaptık. Enerji dolu. “Adaletsizliğin bu kadar fazla olduğu bir dünyada elim kolum bağlı duramam.” diyor. Dünyanın 25 ülkesinde, kriz bölgelerinde bulunmuş. 2006 yılında İsrail Lübnan’da taş üstüne taş bırakmazken Iara oradaymış. Ve durmaya niyeti yok. Film yapımcısı; dileğimiz bu birikimlerin her eve girecek bir film ile tarihe not düşülmesi…

Sonraki Sayfa »