İslam’ın gülen yüzü Cumartesi, May 29 2010 

Peter, geminin İngiliz yolcularından. Yeni yepyeni bir Müslüman. İslamiyet’i seçti, İslam’la şereflendi. İslamiyet’i seçişinde Ocak ayındaki karayolu konvoyunun etkisi olmuş.

Filistin’e Yol Açık konvoyunda tanıştığı bir Müslüman arkadaşından oldukça etkilenmiş. Bahsi geçen arkadaşın güzel ahlakı ve örnek davranışları Peter için yol gösterici olmuş. Konvoy sonrasında, filo organizasyonundan önce İstanbul’da geçirdiği zaman da kararında etkili. Geminin en temiz ve güleryüzlü simalarından Peter…

Gaza Kafe Cumartesi, May 29 2010 

Gaza Kafe’den selamlar

Kudüs’e hasret bir hayat… Cumartesi, May 29 2010 

Vatikan Başpiskoposu Kapuçi:

“32 yıldır kendi vatanımda yani Filistin’de yaşamaktan mahrum edildim. Yıllardan sonra bu hareketle birlikte vatanıma dönecek olmanın sevincini yaşıyorum. Ne kadar zorlu ve yıkıcı olursa olsun vatanımıza kavuşmak için mücadele edeceğiz.””

Bir kardeşten diğerine Cumartesi, May 29 2010 

“Dear Gaza, We are always with you

Sarajevo

Gorajde

Srebrenica”

En küçük yolcumuz Cumartesi, May 29 2010 

Fotoğrafta Boli’nin kucağında görülen tatlı bebek geminin en minik yolcusu. Çarkçı başının oğlu.

İş başında… Cumartesi, May 29 2010 

Ekip olarak iş başındayız. Geminin canlı yayın güvertesinde teker teker konuklarımızı alıyor ve röportajlarımızı yapıyoruz. Vatikan, Sri Lanka, Endonezya, İngiltere, Amerika, Yemen, Kuveyt… Hepsi teker teker misafirimiz oluyor. Bu nasıl bir gemi böyle, 50’ye yakın ülkeden 600 kişi var. Sağımızda solumuzda dört bir yanımızdaki insanların hepsinden öğreneceğimiz bir şey, edineceğimiz bir tecrübe var. O halde çalışmaya, tanışmaya ve gemiyi yaşamaya devam…

Denizdeki komşular Cumartesi, May 29 2010 

Bir gündür Kıbrıs’ın güneydoğusundayız. Kafilenin tamamlanmasını bekliyoruz. Bugün aramıza İsveçli aktivistlerin gemisi Sfendoni katıldı.  “Sfendoni”nin çok anlamlı bir çağrışımı var. Sfendoni, 8000 rakamına tekabül ediyor. 8000 rakamının gemiye isim olarak seçilmesi ise Filistinli tutsaklara ithafen düşünülmüş.

 

Bu bekleyişte vaktimizin çok bereketli geçtiğini zaten anlatmıştık. Bekleyişimiz esnasında gemi yolcularını güverteye yığan anlardan biri kafiledeki diğer gemilerin yaklaşma anları.

Zaman zaman diğer gemilerle yakınlaşıyoruz. Bugün İsveçli aktivistlerin gemisi yanaştığında, iki geminin yolcuları da birbirini heyecanlı sloganlarla karşıladı. El sallayanlar, zafer işareti yapanlar, slogan atanlar; diğer yandan video görüntüsü ve fotoğraf çekmeye çalışanlar… Sakin ve uslu Akdeniz’de, Akdeniz’in masmavi sularında komşuluk oldukça keyifli oluyor. Akdeniz’in ev sahipliği de bizi sarıp kucaklıyor…

Sevde’den Zeyneb’e Cumartesi, May 29 2010 

Fotoğrafta gördükleriniz gemimizde yer alan en değerli emanetlerimizden… İHH olarak Gazze’de bakımını üstlendiğimiz yetimlere, Türkiye’deki sponsor ailelerinin hediyelerini ellerimizle teslim edeceğiz inşaallah.

Gelgelelim yukarıdaki sevimli oyuncaklara. Bu sevimli oyuncaklar Başakşehir’deki Sevde’den Gazze’deki Zeyneb’e gidiyor. Sevde, kardeşi için harika oyuncaklar hazırlamış. Hediye paketinin içerisine koyduğu hatıra defterinin başına da kendisi bir yazı yazmış. Sevde ne mi diyor? Sevde’nin ağzından bir kaç satır:

“Sevgili kardeşim Zeynep, seni çok seviyorum. Sen yokken üç kardeştik, seninle beraber dört olduk. Seni görmeyi çok istiyorum. Bizi buluşturan İHH’ya çok teşekkür ediyorum.”

Bu oyuncaklar arasındaki mutfak aletlerine bayıldım. Ben bile kutu açılırken acaip heyecanlandım, Zeyneb’in ne kadar sevineceğini düşündükçe ise havalara uçuyorum 🙂

Aksa’mız için, onu özgürleştirmek için… Cumartesi, May 29 2010 

Bu hayır gemisinde her anımız dolu dolu geçiyor. Hayrı söyleyen hayır için çalışan insanlar ile birlikteyiz. Bu sabah, Ramazan Kayan Hocamızın bayanlara yönelik semineri ile güne başladık.

Halkada Türkiye’nin dört bir yanından misafirler olduğu gibi, Avrupalı, Endonezyalı, Ortadoğulu misafirler de vardı. Ramazan Hoca’nın konuşması peşi sıra Arapça ve İngilizceye tercüme edildi. Yaklaşık iki saat sürdü.

“Cahiliye döneminde Müslümanların hicret edecekleri bir Habeş vardı, Medine vardı, peygamberin Sevr’i vardı, Ashab-ı Kehf’in mağarası vardı; ancak Gazzelilerin sığınacak hicret edecek bir durakları yok.” mealinde başladı Ramazan Hoca… Sonra Hudeybiye örneği verildi. Şu an Gazze’ye giremesek bile belki bir gün Kudüs’ün fethi için Aksa’yı özgürleştirmek için geliriz dedi…

Toplantı sonunda bayanların gözleri nemlenmişti. Manevi olarak çok güçlü bir atmosfer oluştu. Sohbeti Arapçaya çeviren tercümanın yaptığı dua ise müthişti… Öğle vakti dualara amin diyerek tamamladık toplantıyı ve gemide bizi bekleyen sürprizlere doğru yol açtık…

Gemide 2. gün Cumartesi, May 29 2010 

Sabah kahvaltısından sonra basın odasındayız. Avrupa’dan gelecek gemileri bekliyoruz. Herkes dinç görünüyor.

Sonraki Sayfa »